KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/13177 E., 2018/2750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasındaki boşanma davası devam ederken, davalı kardeşi ... 'in borçlu hakkında muvazaalı takip yaptığını, amacın aile konutu şerhi olan evin satışını temin etmek olduğunu belirterek bu muvazaalı takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, davanın haksız açıldığını, müvekkilinin birden fazla evinin olduğunu, tüm taşınmazlarını satabileceğini belirtmiştir.Davalı ..., abisi ... 'a elden borç para verdiğini ve onun için krediler çektiğini bunun karşılığında 80.000,00 TL'lik senet verdiğini, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kardeş olan davalıların arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, tanık anlatımları sonucunda varılan kanaate göre aralarında bir alacak-borç ilişkisinin ve senet düzenlenmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı, davalıların bu konuya ilişkin anlatımlarının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı ...'ın ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada 24/10/2013 tarihli duruşmada davalı ...'ın tanığı olarak dinlendiği yani taraflar arasında aile konutu şerhi nedeniyle dava konusu taşınmaza ilişkin bir ihtilaf olduğunu bildiği, davadaki tarafların birbirleriyle ilişkileri, olayların kronolojik gelişimi, örgüsü ve zamanlaması da dikkate alındığında dava konusu taşınmaz üzerindeki aile konutu şerhini bertaraf etmek için davalılar arasında muvazaalı olarak senet düzenlendiği ve bu senede dayanarak icra takibi yapıldığı anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/13177, K. 2018/2750, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama