KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/13332 E., 2018/7535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarptığını, kusurlu davalılardan tedavi giderleri 800,00 TL., daimi işten uzak kalma 4.500,00 TL, iş ve güçte kaybında 1.600,00 TL. olmak üzere 6.900,00 TL. olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan, 60.000,00 TL. manevi tazminatın ise davalı ...’den tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, manevi tazminatın ve iş görememezliğin poliçe kapsamında olmadığı, ancak kusurları oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... A.Ş’nin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı ...’in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6098 TBK’nın 72/1. maddesine göre, tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, ancak tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK.nun 109/1.maddesinde "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir. Aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu kaza 15/05/2005 tarihinde olduğu, davanın 10/11/2009 tarihinde açıldığı davacının ıslah dilekçesini ise 02/06/2015 tarihinde verdiği anlaşılmış olmaktadır.
Mahkemece, ıslah ile artırılan miktara karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, bilirkişi raporunda tespit edilen 90.941,00 TL davalıdan tahsiline karar verilmiştir. O halde; mahkemece, davalı vekilinin ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı definin yukarıda açıklanan yasa maddeleri kapsamında bir değerlendirme yapılarak olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken gerekçede tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/13332, K. 2018/7535, 7 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama