KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/14297 E., 2018/7477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davacının annesi destek yayaya 01.06.2011 tarihinde davalı sürücü ...’ın davalı ...’e ait araç ile çarptığını, kaza sonucunda desteğin vefat ettiğini ileri sürerek şimdilik cenaze defin giderleri de dahil olmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken tahsilini istemiştir.
Davalı yan, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; maddi tazminat davasının kabulü ile 100,00 TL maddi tazminatın, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-)6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2015 yılı için 2.080,00 TL'dir.
Temyize konu karar, 100,00 TL olarak kabul edilen maddi tazminat tutarı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı
Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı ... vekilinin 100,00 TL olarak kabul edilen maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında, ayrıca manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki (eski BK 47) özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14297, K. 2018/7477, 6 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama