KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/14444 E., 2018/3257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi olan ...'nın tarım kredi kooperatifine canlı hayvan alım satımı için kredi sözleşmesi imzaladığını, bu kredi sözleşmesi gereğince alınan canlı hayvana karşılık olarak kendisine kredi verildiğini, kredi ilişkisine bağlı olarak davalı sigorta şirketi tarafından kendisine hayat sigortası düzenlendiğini, hayat sigortasının yapılmasından sonra ...'nın 06/11/2012 tarihinde vefat ettiğini,
davacıların murisinin vefat etmesi nedeniyle Kredi Hayat Grup Sigorta poliçesi gereğince teminat altına alınan ve ödenmeyen 65.951,12 TL'nin 30/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili.
Davacıların murisi olan ...'nın 5 yıldan beri kronik lenfositik lösemi hastası olduğunu poliçenin tanzimi sırasında beyan etmeyerek gizlediğini, bu hususunda Türk Ticaret Kanunun 1498 ve hayat sigortalıları genel şartlarının C.2 uyarınca sözleşmenin kurulumu aşamasındaki doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranan sigortalının bu tutumu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 29.742,58 TL'nin davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş;
hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi murisin hayat sigortacısı olup, Hayat Sigortaları Genel Şartları`nın B maddesi uyarınca sigortalının vefatı halinde hak sahipleri tarafından ölüm ile ilgili bütün bilgi ve belgelerin sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 10 gün içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketine murisin vefatına ilişkin ihtarnamenin, dava dışı daini-i mürtehin olan Tarım Kredi Kooperatifi tarafından 15/11/2011 tarihli dilekçesi ile başvurulduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından 29/11/2011 tarihli dilekçe ile muris ...’ya sigorta başlangıç tarihinden önce kanser teşhisi konulduğu tespit edildiğinden tazminat talebinin karşılanamayacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre davalı sigorta şirketinin bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü ancak davacıların talebinin 30/11/2011 tarihinden itibaren ticari faiz olduğu gözetilerek 30/11/2011 tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru değil, bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14444, K. 2018/3257, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama