KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/14476 E., 2017/3012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını davalı kardeşi...'ye devrettiğini, devre rağmen borçlunun kullanmaya devam ettiğini belirterek bu muvazaalı işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu ..., taşınmazın kendisine ait olmadığını, kardeşine ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazı borçlu ağabeyinin değil müvekkilinin kullandığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borcun dayanağı olan olan belgenin 08.02.2010 tarihinde düzenlendiği dava konusu taşınmazın 15.10.1999 yılında devredildiği, 1999 yılından bir yıl sonra oluşan bir borç için muvazaa kastıyla hareket edilerek taşınmazın devrinin gerçekleştiği iddiasının yaşam deneyimlerine aykırı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili temyiz edilmiştir.
Dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere gerek tasarrufun iptali davasında gerekse somut olayın özelliğine göre BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan iptal davalarında davanın görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında borcun iptali istenilen tasarruf ve işlemden önce gerçekleşmesinin ön koşul bulunmasına göre davacı alacaklının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu muvazaalı olduğu ileri sürülen işlemin borcun doğumundan önce olduğu gerekçesi davanın ön koşulu olduğu ve bu koşulun yokluğundan bahisle dava red edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davalılar vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14476, K. 2017/3012, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama