İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/14816 K.2015/14123

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı, davalılar ..... ve .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya…

Esas2015/14816Karar2015/14123Tarih15 Aralık 2015Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2015/14816 E., 2015/14123 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2015
Mahkemesi
.... Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı, davalılar ..... ve .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; davanın, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amacın, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamak olduğu,

davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1).

Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili olmadığı, bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması,

iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiği, özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin

değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerektiği, keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler,

borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastının irdelenmesi gerektiği, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin de takdir edilmesi gerektiği, İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılacağı, ayrıca,

kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabileceği, İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir.

Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerektiği,somut olayda, mahkemece davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazların davalı .... adına kayıtlı olmaması nedeniyle davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan,

davalı .... ve....'ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar..... ve ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmediği, dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağının Gaziantep 7.İcra Müdürlüğünün 2009/22072 ve 2009/15007 sayılı takip dosyaları yönünden 24.10.2008 tanzim tarihli senetlerle doğduğu borçlu hakkındaki takiplerin

kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, 31.3.2010 tarihli 60.250,00 TL ve 47.000 TL üzerinden her iki takip dosyasından da kati aciz belgelerinin düzenlendiği, iptali istenen tasarrufun ise takip konusu alacaklardan sonra 1.4.2009 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından dava ön koşuları gerçekleştiği, o halde davalı borçlu ile davalı ...arasındaki dava konusu 1282 ve 1629 parsel nolu taşınmazlar yönünden 1.4.2009 tarihli tasarrufun yukarıda açıklandığı üzere İİK 278, 279, 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi, iptale tabi olmadığı belirlendiği takdirde davanın reddine;

iptale tabi olduğu belirlendiği takdirde ise dava konusu taşınmazların davalı .... tarafından davalılar.... ve .....'a satışlarında borçlunun oğlu ...'ın davalı .....'ın vekili olarak hareket ettiği, dava konusu 1282 parselin davalı ..... tarafından dahili davalı .....'a satışına ilişkin 18.2.2010 tarihli tasarruf yönünden, davalı...'nın davalı borçlu ile aynı kasabadan olduğu, davalı ...'nın 23.12.2010 tarihli duruşmadaki beyanından borçlunun seçime girmesi nedeniyle borçları olduğunu belirttiğinden davalı ...'nın borçlunun durumunu ve amacının bilebilecek kişilerden olması durumunun da gözönüde bulundurulması,

yine davalı.... ile davalı ..... arasındaki 15.3.2010 tarihli tasarruf yönünden de .... vekili sıfatıyla taşınmazın davalı borçlunun oğlu aynı zamanda dava dışı borçlu Ahmet Aktaş tarafından davalı ....'a satılması, davalı borçlunun oğlu dava dışı borçlu ...'ın 2009 mart ayı yerel seçimlerinde belediye başkan adayı olması nedeniyle davalı .....'ın bu olay nedeniyle borçluyu ve durumunun bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi,

15.3.2010 tarihli tasarruf yönünden davalı ...'ın kötüniyetli olduğu belirlenemediği takdirde davalı ...'ın İİK 283/2 madde kapsamında sorumluluğunun gözardı edilmeden hüküm kurulması gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçe ile hüküm tesisinin isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda davalı 4.kişiler .... ve ...'ın kötüniyetli oldukları ispatlanamadığından haklarında açılan davanın reddine, davalı borçlu ile 3.kişi ..... arasındaki tasarruflar yönünden ise dava konusu taşınmazların tapudaki satış bedelleri ile bilirkişi

tarafından belirlenen rayiç değerleri arasında misli fark bulunması adı geçen davalıların aynı köylü ve akraba olmaları nedeniyle davalı Ahmet'in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle iptale tabi olduğu gerekçesiyle davalı borçlu ile 3.kişi Ahmet hakkındaki davanın bedele dönüşmesi nedeniyle dava konusu ...parsel yönünden 46.637 TL,1282 parsel yönünden 4.275 TL tazminatın davalılar ..... ve .....'dan alınarak davacıyla verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı .... ve ..... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, davalı 4.kişi .....'ın kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamamasına, dava konusu 1.4.2009 tarihli tasarruflar yönünden 1629 parsel yönünden bedel farkının varlığı nedeniyle 1282 parsel yönünden tapudaki satış bedeline taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizler eklendiğinden tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer arasında misli fark bulunmasa da davalı ....'ın borçlu ile aynı beldede oturması,

satış konusunda borçlunun oğluna satış vekaleti vermesi nedeniyle borçlunun durumunu ve amacının bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu 1.4.2009 tarihli tasarrufların iptale tabi bulunmasına göre, davacı vekili ile davalı ...K.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Mahkemece davalı 4.kişi ....'ın iyiniyetli 4.kişi olduğu gerekçesiyle hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Davalı .....'ın borçlu ile aynı beldede oturduğu,23.12.2010 tarihli duruşmadaki beyanından borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılması karşısında dava konusu .... parsel nolu taşınmaza ilişkin 18.2.2010 tarihli tasarrufun da davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak İİK'nun 280/1 maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

3-Davalı borçlu hakkındaki icra takibi devam ettiğinden davalı borçlunun 3.kişi ..... ile hükmedilen tazminattan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.

4-Tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti iptali istenen tasarrufun tasarruf tarihindeki değeri ile takip konusu alacak (aciz belgesine bağlanmış ise aciz belgesindeki değer) miktarı karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekir. Somut olayda kendisini vekille temsil ettiren davalı ..... yararına daha düşük olan tasarruf değeri (46 637 TL) üzerinden nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ..... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle adı geçen davacı ve davalı vekilinin, 4 nolu bentte açılanan nedenlerle davalı ..... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,..15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14816, K. 2015/14123, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/14816
Karar No
2015/14123
Tarih
15 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/14816 K.2015/7731
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/14817 K.2015/7705
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/14817 K.2015/17146
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/14818 K.2015/7774
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/14818 K.2015/12598
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/14819 K.2015/7739

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.