KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/15569 E., 2018/8056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden iş göremezlik zararı olan 760,92 TL'nin 27/07/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/07/2006'dan itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'un 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup maddi tazminat yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ...’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin maddi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere,oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur durumunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olay tarihi, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K.nın 47.maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunmasına göre, davacı vekili ve davalı ...'un yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/15569, K. 2018/8056, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama