KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/15629 E., 2016/5073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2016
- Mahkemesi
- ......Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve davalı ......... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı ...'ın sürücüsü ve davalı .......'nin işleteni olduğu çekicinin, önünde meydana gelen kazaya yardım etmek için araç içinden inmeden sağ şeritte durakladığı sırada davacı ...'nın sürücüsü ve işleteni, davacı ...'nin yolcu olarak bulunduğu otomobilin çekiciye arkadan çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacı otomobil sürücüsü...'nın ve aynı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nin yaralandıklarını, davacı ...'nın %41, ....i'nin ise %15 özürlü hale geldiğini,
karşı çekici ZMSS'sinden ... için 47.000,00 TL ve davacı ... için 21.417,00 TL ödeme aldıklarını belirterek davacı ... için 40.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ......... vekili, kusuru kabul etmediğini, davacı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, özür raporlarını kabul etmediklerini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin
istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davalı ........vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/15629, K. 2016/5073, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama