KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/15892 E., 2016/3582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu trafik sigortası ile sigortalı davalı sigortalıya ait aracın 0,70 promil alkollü olarak kullanımı sonucu meydana gelen trafik kazasında zarar gören dava dışı aracın kasko şirketine 24/12/2012 tarihinde rücuen 11.000 TL hasar tazminatı ödendiğini beyanla, ödenen 11.000 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin oto kiralama işi yaptığını, davacıya sigortalı aracın oto kiralama sözleşmesi ile dava dışı ...'e kiralandığını, kira sözleşmesinin devamı sırasında kiracı tarafından kaza yapıldığını, bu nedenle işleten olarak müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımı, derdestlik ve husumet iddialarının bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 11.000 TL'nin ödeme tarihi olan 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan, sigortacı ve sigortalı arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Mahkemece hasar bedeli konusunda uzman olduğu bilinmeyen sigortacı-hukukçu tazminat hesap uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya kasko sigortalı aracın kaza tarihi itibariyle hasarı, davacının gerçek zararı hesaplanmamış, sadece davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeye atıf yapılmıştır. Bu durumda, uzmanlığı belli olmayan bilirkişiden hasar bedeli konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece hasar konusunda alanında uzman bir bilirkişiden davacının gerçek zararı hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/15892, K. 2016/3582, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama