KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/16046 E., 2018/5789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin gayrimenkulünün davalı ... şirketi tarafından ...
Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiğini, 27,04.2007 günü meydana gelen yangın sonucunda mahal ve emtiada büyük çapta zarar oluştuğunu, yangının meydana geldiği tarihte davacının hac farizası için yurt dışında olduğunu, dönüşünde resmi makamlara başvuru yaptığını, sigorta şirketi tarafından yangın sebebi ile ilgili yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda "yangının çatıdan terasa geçilerek dışarıdan ve çatı örtüsünün sınırlı olarak kaldırılmasıyla buradan dökülen bir sıvının yakılması ile başlatılmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğu" nun rapor edildiğini, davalı şirket tarafından taleplerinin "Genel Şartlar,
TTK ve Genel Hükümler gereğince teminat kapsamı dışında olduğu" gerekçesiyle reddedildiğini, red gerekçesinin yasal olmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL tazminatın 24.07.2007 tarihinden İtibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; hasarın sigortalı tarafından kasten meydana getirildiğini, düzenlenen itfaiye raporunda yangının, "kasten kundaklama yapılarak çıkartıldığı" hususunun sabit olduğunu, müvekkilinin talebiyle, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan tespit raporuna göre; “yangının, dışarıdan çatı örtüsü kısmen kaldırılarak dökülen benzin türevi bir yanıcı madde İle kimliği meçhul kişilerce başlatıldığı” anlaşıldığını, yangının herhangi bir kaza
sonucu veya teknik bir nedenle meydana gelmediğinin açık olduğunu, yangının davacı tarafından çıkarttırıldığını ispatlayan birçok kanıt bulunduğunu, aynı şahsın 2 yıl içinde 2 yangın ve 1 hırsızlık vakıası yaşamasının kolay rastlanılan bir durum olmadığını, tüm olaylarda hasarlandığı iddia edilen eşyaların çoğunun birebir aynı olduğunu, ... Sigorta Şirketi nezdinde tutulan hasar dosyalarında mevcut hasar talep listeleri ile davacı tarafından iletilen hasar talep listesi karşılaştırıldığında, davacının aynı adet ve nitelikteki eşya için, iki kere ... Sigorta Şirketinden tazminat tahsil ettiğini, aynı eşyalar için şirketlerinden tazminat almaya çalıştığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulüne, 12.000,00 TL'nin 05/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Davalı ... şirketi ile davacı sigortalısı arasında sigorta sözleşmesi bulunmasına göre uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu halde temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/16046, K. 2018/5789, 4 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama