KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/16082 E., 2018/3927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı kamu borçlusu ... Otomotiv ..Ltd.Şti hakkında 6183 sayılı Yasa'ya göre takip yapıldığını ve müvekkiline anılan yasanın 79. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ancak süresinde itiraz edilemediğini, kamu borçlusuna bir borçları olmadığından 6183 sayılı Yasa'nın 79. maddesi gereğince borçlu olmadıklarının tesbitine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, davacının haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediğinden alacağın zimmetinde sayıldığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delil ve bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin dava dışı vergi borçlusu şirket ile ticari ilişkilerinin bulunduğu, ancak 04/01/2012 tarihli haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle dava dışı borçlu şirketin davacı şirketten istihkak ve alacağının bulunmadığı, dolayısıyla davacı şirketin dava dışı borçlu şirketin Vergi Dairesine borcundan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının borçlu şirket ... Petrol Ürünleri Madencilik Gıda Tekstil Pazarlama San. ve Tic.Ltd.Şti.ne dolayısıyla ...'ne borçlu şirketin borcundan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davacı adına çıkartılan ...'nün 20120222665010000001, 20120222665010000003, 20120328665010000001 nolu ödeme emirlerinin iptaline, davalı ...
tarafından davacı ...'nın banka hesaplarına ve araçlarının üzerine konmuş olan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 79.maddesi gereğince açılmış menfi tesbit istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı idare vekilinin tüm, davanın açılmasına davalı idare sebebiyet vermediğinden davacı vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Harçlar Kanunun 2588 sayılı yasa ile eklenen (J) bendi hükmü uyarınca Genel Bütçe kapsamındaki kamu idareleri yargı harcından muaftır. Kural olarak dava kabul edilirse harç münhasıran davalıya yükletilir ancak davalı idare harçtan muaf olduğundan harcın davalıdan alınmasına karar verilmeyeceği gibi davacıya da yükletilemez. Bu durumda davacının peşin olarak yatırmış olduğu harcın iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetli olmamıştır.
Ne var ki, H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/16082, K. 2018/3927, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama