KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/16841 E., 2018/4415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptıklarını alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlarını davalı oğlu ...'e, sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın görülebilmesi için gerekli koşulların gerçekleşmediğini, dava konusu olmayan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, ... ada ... nolu parselin daha önce dava konusu yapılmadığı, daha sonra davaya dahil edilmesine davalıların muvafat etmediğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... ada ... nolu parsel ve ... ada ... nolu parseller ile ilgili davanın vazgeçme nedeni ile bu parseller yönünden de hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... ada ... parsel ve ... ada ... nolu parsel, ... ve ... nolu parseller yönünden ise tasarrufun iptali davasının koşullarının gerçekleştiğinden bahisle kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.'nun 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve İİK'nun 278/3-1. maddesi gereğince davalı anne – oğul arasındaki tasarruf bağış niteliğinde olup iptali gerekmesine ve ... ada ... nolu parselin maddi hata olarak gösterilmediği iddiasının dava dilekçesinde
belirtilen ada ve parseller dikkate alındığında basit bir maddi hata niteliğinde kabulünün mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyizine gelince:
a-İİK'nun 282.maddesine göre ise tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bu kişiler zorunlu dava arkadaşıdır.
Somut olayda, mevcut tapu akit tablosundan dava konusu olan ve kabulüne karar verilen ... ada ... nolu parsel ve ... ada ... nolu parsel, ... ve ... nolu parseller borçlu tarafından 31.12.2010 tarihinde dava dışı ...'a onunda 27.08.2012 tarihinde davalı ...'e sattığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, borçlu tarafından satış yapılan ...'un davaya dahil edilerek taraf teşekkülü sağlandıktan, borçlu ... ile üçüncü kişi ... arasında akrabalık veya yakınlık, borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olup olmadığı, İİK'nun 278.-279. ve 280. madde koşullarının somut olayda bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
b-... ada ... nolu parsel ve ... ada ... nolu parseller ile ilgili olarak davacının iradesinin net olarak tesbit edilmediğinden, bu konuda davacıdan açıklama istenilerek vazgeçme ise davalıların izninin alınması, izin verilmesi halinde davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayılmasına, feragat ise davadan feragat nedeni ile reddine karar verilmesi ve oluşan duruma göre davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/16841, K. 2018/4415, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama