KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/1813 E., 2017/8724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 23/01/2009 tarihinde meydana gelen davalıların işleteni ve sigortacısı oldukları araç ile davacıların oğlu/kardeşi ...'un sürücüsü olduğu aracın karıştıkları trafik kazasında ...'un vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla baba ... için 2.000-TL ve anne ... için 2.000-TL maddi tazminat bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigortanın poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla); baba ... için 50.000-TL manevi, anne ... için 50.000-TL manevi ve kız kardeş ... için 40.000-TL manevi tazminat bedelinin tespit edilecek diğer kusurlu taraflarla müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı ...'ndan 23.01.2009 tarihinden itibaren %29 avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili; sorumluluğun poliçe limiti sınırlı olduğunu, araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması halinde davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini belireterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davalıya ait olan araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 305. maddesine (1086 Sayılı HUMK'nun 455.maddesi) göre; hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Ancak, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılması, genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir.
Bu kurala göre, somut olayda, 24.04.2014 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekili tarafından 23.06.2014 tarihli tavzih dilekçesi ile dava konusu manevi tazminat talebinin tamamen reddinin söz konusu olduğu, davalılar lehine 1.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sehven nispi avukatlık ücretinin hesaplandığı, bu maddi hatanın düzeltilerek davalılar lehine maktu vekalet ücreti verilmesi talep edilmiş; mahkemece 16.07.2014 tarihli ek karar ile davalılar lehine hükmedilen 13.600,00-TL nisbi avukatlık ücreti 1.500 TL maktu vekalet ücreti olarak değiştirilmiştir.
Davalılar yararına asıl kararda maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi maddi hata değildir. Bu husus ancak temyiz sebebi yapılabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305/2.maddesi hükmü gereğince tavzihle hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar genişletilip değiştirilemeyececeğinden, mahkemece davacılar vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi ek kararla davalılar lehine maktu vekalet ücreti verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/1813, K. 2017/8724, 9 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama