KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/18130 E., 2016/4681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2016
- Mahkemesi
- .....Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve davalı ....tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ...'ya ait ve davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın müvekkile ait araca çarparak aracın maddi hasara uğramasına neden olduğunu ve müvekkilin aracında 20.000-TL değer kaybı meydana geldiğini belirterek oluşan 20.000-TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ..., olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 20.000,00 TL'lik değer kaybına ilişkin tazminatın olay tarihi olan 01/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davalı ..... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
4721 sayılı TMK’nun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 Sayılı HMK’nun 190. maddesi gereğince de ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.
Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Buna göre, eldeki davada ispat yükü, davacıya ait olup, davacı taraf iddia ettiği vakıaları keşif ve bilirkişi incelemesi ile ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle keşif ve bilirkişi giderleri davacı tarafa yükletilmesi gerekirken ispat yükü kendisinde olmayan davalı ...'e yükletilmesi ve kesin süre verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/18130, K. 2016/4681, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama