KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/18553 E., 2016/4236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından kötüniyet tazminatı ile sınırlı olarak ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı şahsa ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalının, sigortalı aracın sürücüsü olan müvekkilinin alkollü olması nedeniyle müvekkili ve sigortalısı aleyhine, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu 3. kişiye ödediği maluliyet tazminatının rücuen tahsili için takip başlattığını, takibin müvekkili aleyhine kesinleştiğini, müvekkilinin sigorta sözleşmesine taraf olmadığını beyanla, davalıya borçlu olmadığının tespitini ve asıl alacak miktarının %20' sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının alkollü olarak sebebiyet verdiği kaza sonucu müvekkilinin dava dışı şahsa maluliyet ödemesi yaptığını, davacıdan alacaklı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, ... 3.İcra Müdürlüğünün 2014/2752 esas sayılı dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gibi, kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunamadığından davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından kötüniyet tazminatı ile sınırlı olarak ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... şirketi dava dışı sigortalısı ile davacı sigortalı araç sürücüsü aleyhine alkollü araç kullanımından dolayı 3. kişiye ödediği maluliyet tazminatının rücuen tahsili için icra takibi başlatmış, davacı sürücü de kesinleşen icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitini ve asıl alacak miktarının %20' sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne,... 3.İcra Müdürlüğünün 2014/2752 esas sayılı dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gibi, kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunamadığından davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Zorunlu trafik sigorta poliçesinde sigorta ettiren taraf dava dışı ... olup, davacı ... sadece sigortalı aracın kaza tarihindeki sürücüsüdür. Davalı ... şirketi basiretli bir tacir gibi sigorta poliçesinde taraf olan sigorta ettireni ve rücu şartlarını bilebilecek durumdadır. Buna rağmen davalı ... şirketinin sigortalısı yanında sürücü aleyhine de rücuen tazminat talepli icra takibi başlatması kötüniyetli olduğunu gösterir. Bu durumda mahkemece davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/18553, K. 2016/4236, 4 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama