KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/18985 E., 2018/9709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 15.05.2014 tarihinde davacılar murisi ... sevk ve idaresindeki davalıya trafik sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve ... vefat ettiğini, davacıların eş ve babalarının vefatı ile desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla, davacılar için 5.000,00'er TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacı ... için 154.067,00 TL, davacı ... için 9.216,00 TL, davacı ... için 11.629,00 TL, davacı ... için 13.573,00 TL olmak üzere toplam 188.485,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınıp davacılara verilmesine, (tazminatın 20.000,00 TL' sine dava tarihi olan 20.06.2014 tarihinden itibaren, 168.485,00 TL'sine ıslah tarihi olan 04.02.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine) karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalıya davadan önce başvuru yapılmadığı anlaşılmakla, davalı, dava tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
O halde, davalı yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/18985, K. 2018/9709, 30 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama