KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/1945 E., 2017/8476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davacıların oğulları ...'in işleteni ve sürücüsü, davalının ... poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada davacıların desteği ...'in hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 500,00 TL olmak üzere 1.000 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 15.08.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 12.654,52 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili; davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın kusuru nedeniyle davacıların talepte bulunmayacaklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı ... şirketi sigortalı aracın kusuru ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla toplam 12.654,52 TL’nin (... için 6.124,01 TL, ... için 6.530,51 TL) dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece aldırılan aktüerya raporunda davacılar ... için 6.124,01 TL ve ... için 6.530,51 TL zarar olduğu belirlenmiş ve buna göre yapılan ıslah üzerinden hüküm kurulmuştur.
Usul hükümleri uyarınca ihtiyarı dava arkadaşı olan her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/1945, K. 2017/8476, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama