KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/2294 E., 2017/8692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın yol üzerinde bulunan kum birikintisine çarparak hasarlandığını, sigortalıya 24.500,00 TL ödendiğini, ödenenin rücuan tahsili amacı ile başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini açıklayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yargı yolundan reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptali ile takibin 15.400,00 TL asıl alacak, 702,49 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup, mahkemece resen dikkate alınması gereklidir.
Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı ..., karayollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.
Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanununun 2.maddesi gereğince idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir.
Esasen 2918 sayılı ...'nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve devamı maddelerinde araç işleteninin sorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu düzenlenmemiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda davalı idare aleyhinde hizmet kusuruna dayanılarak dava açılmıştır. Bu durumda mahkemece, HMK 114/b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/2294, K. 2017/8692, 5 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama