KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/2961 E., 2015/11765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/09/2014
- Numarası
- 2012/518-2014/506
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, şirketleri tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ve kaza tarihinde park halinde bulunan araca, davalının sevk ve idaresinde bulunan tescilsiz traktörün römorkunda bulunan bungalov yükünün geniş olması sebebiyle çarparak hasar verdiğini, davalının kaza yerini terk etmesi nedeniyle kaza yeri terk bildirim tutanağı düzenlendiğini, kaza nedeniyle sigortalılarına ödedikleri 7.732,00 TL. için davalıya rücu haklarının doğduğunu belirterek, ödedikleri 7.732,00 TL'nin 11/07/2011 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,olayda davalının kusurunun bulunmadığını, olay yerinin park yasağı olan bir yer olduğunu, davacı sigorta şirketinin sigortalısı araç sahibinin, park yasağı olan alana aracını park ettiğini, hasarın bu nedenle meydana geldiğini, talep olunan hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kararda belirtilen gerekçelerle, davanın kabulü ile 7.732,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Dava, kasko sigorta sözleşmesi gereği, sigortalısına ödeme yapan davacı sigortacının, karşı araç işletenine karşı açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece yürütülen yargılama sonunda, alınan kusur ve hasar bilirkişi raporları ile davacının davalı işletene rücu edebileceği miktar saptanmış, saptanan tazminatın davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Davacının tazminat alacağına işletilecek faizin türünün,yasal faiz olduğu gerekçeli kararın içeriğinde ifade olunmuş ise de ;gerek kısa kararda gerekse gerekçeli kararın hüküm fıkrasında faiz türü konusunda bir belirtmeye gidilmemiş; sadece "7.732,00 TL. tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline" denilmekle yetinilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 297/2. maddesi "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemenin de gereği olarak mahkemece verilen hükmün, infazda tereddüt yaratmayacak mahiyette olması gerekmektedir.
Bu itibarla, davalıdan faiziyle birlikte tahsiline hükmolunan tazminat tutarına işletilecek faiz türünün, infaz aşamasında tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm fıkrasında belirtilmemesi, doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/2961, K. 2015/11765, 9 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama