KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/3835 E., 2015/5679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması esnasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu çift taraflı trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasarlandığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, aracın çekilmesi ve hasarın belirlenmesi için çekici ve tespit masrafları yaptıklarını, araçta değer kaybı meydana geldiğini, aracın tamiri süresince araçtan mahrum kalacaklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini talep etmiştir.
Dava devam ederken davacı vekili tarafından davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinin yasal unsurlarının olmadığı ve vadesi gelmiş bir borcun bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili, davalı ... idaresindeki diğer davalıya ait aracın tam kusurlu olarak müvekkiline ait araca arkadan çarparak hasarlanmasına neden olduğunu iddia etmiştir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık alacak muaccel hale gelmiş olur.
Bu durumda mahkemece, haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle davalıların temerrüde düştüğü nazara alınarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 264. maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/3835, K. 2015/5679, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama