KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/4125 E., 2015/12098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı müvekkiline ait aracın 25.08.2013 tarihinde karıştığı tek taraflı kazada hasarlandığını, hasar bedeli toplamının 9.948,41 TL olmasına rağmen davalı ... şirketinin bu hasarın 542,81 TL'nı ödediğini, kalan 9.405.60 TL'nı ise ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 9.405,60 TL'nın 25.10.2013 ihtar tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın sigorta poliçesinde dain mürtehin kaydı olduğundan davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kabulü ile 9.405,60 TL'nın 04.11.2013 tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak dain mürtehin sıfatı bulunan İş Bankası Yenicami Şubesine davacı adına ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hayat sigortası poliçesine dayalı ölüm tazminatı istemine ilişkindir.
1-Davaya konu kasko poliçesinde dava dışı ... Bankası A.Ş. Yenicami Şubesinin dain mürtehin kaydı yer almaktadır. ... Bankası A.Ş. Yenicami Şubesi, açılan davaya sigorta bedelinin sigorta şirketi tarafından dain ve mürtehin sıfatını taşımakta olan bankalarına ödenmesi kaydıyla muvafakat ettiklerini bildirmiş olup ...
Bankası A.Ş. Yenicami Şubesinin alacak üzerinde rüçhan hakkı olduğundan ve ... Bankası A.Ş. Yenicami Şubesi tarafından davaya şartlı muvafakat verildiğinden şartlı muvafakat geçerli bir muvafakat olarak kabul edilemeyeceğinden, davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gözetilmeksizin, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekirken, hatalı ve yanılgılı gerekçe ile davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/4125, K. 2015/12098, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama