KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/4820 E., 2017/8788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'un bir dönem müvekkili şirketin avukatlığını yaptığını, şirket adına yapılan tahsilatların ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu ... aleyhine açılan alacak davasının kabulü üzerine ... takibi başlattıklarını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile davalılardan ...'in davalı borçlu ... aleyhine muvazaalı takip yaptığını belirterek, muvazaalı takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, iptali talep edilecek bir tasarruf işlemi bulunmadığını, tasarruf işleminin borcun doğumundan sonra yapılması gerektiğini, davacı alacaklının ... takip tarihinin iptali istenilen takipten sonra olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını ve zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, iptali talep edilen ... takibinin tasarruf olmadığını, dava şartı olan aciz cesikasının bulunmadığını ve zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ... tarafından diğer davalı borçlu ... hakkında muvazaalı olarak yapıldığı iddia edilen ... 2. ... Müdürlüğünün 2008/4051 Esas sayılı dosyasında takip tarihinin 14/08/2008 tarihi olduğu, davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında yapılan ... takip tarihinin 09/11/2012 tarihi olduğu, bu nedenle davalılardan ...'in diğer davalı ... hakkında yürüttüğü ... takibinin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı, 2008 yılında yapılan ... takibinin ileride doğacak borçlar bakımından yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/4820, K. 2017/8788, 9 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama