KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/4875 E., 2017/10731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleten/ sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacı... 'ın idaresindeki araca arkadan çarpıp kaçmasıyla oluşan kazada tüm davacıların ağır biçimde yaralandığını, davacıların tedavileri devam ettiğinden kazanç kayıpları olduğu gibi tedavi sonunda kalıcı maluliyetleri oluşup oluşmayacağı ve tedavi giderlerinin ... tarafından ödenip ödenmeyeceğinin belli olmadığını, bu nedenlerle davacıların maddi zararları belirli olmadığından belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik toplam 5.550,00 TL. maddi tazminatın her iki davalıdan ve 130.000,00 TL. manevi tazminatın davalı ...'den yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, poliçe limitiyle sınırlı olarak zarardan sorumlu olduklarını, davadan önce yapılmış başvuru olmadığından temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı ... için 705,31 TL, ... için 361,89 TL,... için 243,94 TL,... için 200,00 TL, ... için 200,00 TL, ... için 243,94 TL, ... için 200,00 TL,... için 200,00 TL. maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... , ... , ... ve ... için 4.000,00'er TL. ile davacılar ... , ... , ... ve ... için 2.000,00'er TL'nin ve davacı ... için 25.000,00 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ...'ın, maddi tazminata ilişkin temyiz talebi yönünden; 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL'ye çıkarılmıştır.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar için ayrı ayrı hüküm altına alınan maddi tazminatlar, 1.890,00 TL'nin altında olup, temyize konu edilen karar, anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca ...'ca da karar verilebileceğinden, davalı ...'ın, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatlara ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ...'ın diğer yönlere ilişkin temyiz talebi ile davacılar vekilinin temyiz talebi yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur belirlemesinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; davacılar için manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. maddesindeki (eski BK md. 47) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davalı ... ve davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/4875, K. 2017/10731, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama