KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/6462 E., 2017/12261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü,işleteni ve trafik sigorta şirketi olan aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın davalı tarafın kusurundan kaynaklandığını belirterek 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olarak olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş iken; ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulü ile 9.077,00 TL. Tazminatın 19/12/2009 tarihinden itibaren imleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere faiz başlangıcı dava tarihinden itibaren işletilmek üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL tazminatın 19/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ... Bankası Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... Bankası ... ve ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının, maluliyete ilişkin raporun ve maddi tazminata ilişkin
hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... Bankası Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu yönler bakımından onanmasına karar verildi.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/6462, K. 2017/12261, 28 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama