KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/7686 E., 2015/8321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Hazine vekili, davalı muris ...’in davalı şirket yetkilisi olması nedeniyle aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun ölümünden sonra miras payının davalı mirasçılar ....r tarafından davalı...’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ...vekili ile davalılar....davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, borçlu Şirket adresinin bildirilmesi için verilen süre içinde adres bildirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak da davalı...vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 Sayılı Kanunu'nun 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 282. maddesinde olduğu gibi 6183 Sayılı Kanu'nun 25.maddesinde de; iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Somut olaya dönüldüğünde adresinin bildirilmesi istenen davalı Şirket, iptali talep edilen tasarrufu yapan kişi değildir. Bu nedenle davada hiç yer almasa dahi tasarrufun iptali için yasal anlamda bir eksiklik sayılmaz. Kaldı ki
adres belirlenmesi için ilgili kuruluşlara müzekkere yazılması için davacı tarafça yatırılan avans da mevcuttur. Hal böyle olunca yargılamaya devam ile taraf delilleri toplanarak bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/7686, K. 2015/8321, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama