KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8107 E., 2018/1638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R-
Davacılar vekili; müvekkillerinin anneleri olan ... 'ın 24/04/2012 günü trafik kazası sonucu vefat ettiğini, aracın davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında olduğunu, sigortacıya karşı yapılan zorunlu trafik sigortası taleplerinin 3. kişileri kapsadığını, araç sürücüsünün eşinin 3. kişi olmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, tüm bu nedenlerle 12.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili;
... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin 225.000,00 TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyetinin olmadığını, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 işgünü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarih öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını,
tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, 12.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 24/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, dair karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8107, K. 2018/1638, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama