KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8643 E., 2018/3278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl dosyada 29.11.2002 tarihinde davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, dava dışı 3. kişinin aracı ile çarpışması sonucu karşıdan karşıya geçmekte olan yaya konumundaki davacı müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL maddi ve 10.000,00 manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, birleşen davada davalı olarak yaralanmaya sebebiyet veren aracın trafik sigortacısı ile zararın bu sigorta şirketi tarafından ödenmemesi (işlemleri durdurulduğundan) halinde Güvence Hesabı'nın gösterildiği belirtilerek 5.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı Güvence Hesabı vekili davanın reddini savunmuş,
diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.Mahkemece, asıl ve birleşen davada, maddi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine, asıl davada manevi tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 29.11.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, (818 sayılı BK'nun 47. md.) 6098 sayılı BK.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8643, K. 2018/3278, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama