KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/9829 E., 2016/526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl dava davacı vekili; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan çekicinin davalının sorumluluğunda bulunan serviste meydana gelen ve davalının sorumlu olduğu kazada hasarlanması sonucu sigortalısına ödediği 8.474,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi 26.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Asıl dava davalı vekili; sigortalı araç çekici ve arkasına bağlı dorse ile birlikte aracın tamiri için şirket sahasına getirildiğini, dorse aracın sürücüsü tarafından araçtan ayrılarak servisin park sahasına park edildiğini ve çekici araç sürücüsü tarafından araç bakımı için servis içerisine alındığını, tamir sonrası araç sürücüsünün dorseyi çekiciye tam bağlayamamış olması nedeni ile hem çekicinin hem dorsenin hasara uğradığını, dorsenin müvekkili şirket elemanlarınca çekiciye bağlanmadığını ve görevlerinin olmadığını, meydana gelen hasarın araç sürücüsünden kaynaklandığını, müvekkili işyerini mali mesuliyet sigortası yaptırdığı ...'ye ihbar edilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Birleştirilen dava davacı vekili; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dorsenin davalının sorumluluğunda bulunan serviste meydana gelen ve davalının %100 sorumlu olduğu kazada hasarlanması sonucu sigortalısına ödediği 5.234,00 TL hasar bedelinin 25.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Birleştirilen dava davalı vekili; davacının talebinin hiçbir haklı gerekçesi olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kazanın oluşumunda davalı şirketin bir kusurunun olmadığı kanaatine varıldığından asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı tarafından açılan birleştirilen dava, bağımsızlığını koruduğundan birleşen dava için kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken sadece esas dava üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedenini ise yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9829, K. 2016/526, 18 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama