KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/9889 E., 2015/10981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/04/2014
- Numarası
- 2013/242-2014/194
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davada mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... Genel Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 14.08.2012 tarihinde davalılardan Ipsos şirketin işleteni, sürücü M. E. idaresindeki araçla tamamen kusuru olarak meydana gelen trafik kazasında araç içinde yolcu olan sağlık sigortalıları olan İ. G.’nin yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin .... sağlık Hiz. AŞ’ye 01.03.2013 tarihinde 131.020,33-TL ödediğini belirterek, bu ödedikleri bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; TTK.4, 5 maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sağlık sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı
kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9889, K. 2015/10981, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama