KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/9890 E., 2018/8235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.09.2018 Salı günü davalı vekili Av....geldi.Davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; davacı şirkete ait, davalıya kasko sigortalı olan aracın ...'in kullanımında iken park halindeki araca çarpıp devrilmesi sonucu hasarlandığını bildirerek 45.887,00 TL hasar ve 5.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 50.887,00 TL tazminatın şimdilik 10.000,00 TL’sinin en ... banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının aktif dava ehliyeti olmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin cevabında ise sürücünün belli olmadığını ve kaza yerini terk ettiğini, aracın sürücüsünün ... olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın üzerine düşen ihbar yükümlülüğü ile zararın önlenmesi yükümlülüğünün kendisi tarafından tam olarak yerine getirilemediği kanısına varılarak davacı tarafın tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03/12/2012 gün ve 2011/9685 Esas 2012/13447 Karar sayılı ilamı ile araç sahibi olan aynı davacı tarafından kaza sırasında araçta bulunan ... ve ... aleyhine ... 1. Asliye
Hukuk Mahkemesinin 2008/232 esas sayılı dosyasıyla maddi tazminat davası açıldığı, araç sürücüsünün tespiti ile maddi zararın tahsilinin istendiği anılan dosyadaki kabulün bu dosya için güçlü delil teşkil edeceği ve o dosyanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Davacı vekili; 13.06.2014 tarihinde dava değerini 50.887,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında mahkemece, bozma ilamının gerekleri yerine getirilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 05/03/2008 karşı cevabi ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile bu davalıdan tahsiline, ıslah ile yapılan talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9890, K. 2018/8235, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama