KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/10066 E., 2017/8105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan araca, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpmasıyla oluşan kazada, kaskolu araçta oluşan hasar nedeniyle sigortalılarına 15.000,00 TL. ödediklerini, sigortalılarının haklarına halef olduklarını, davalı sürücünün kazada asli kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL. hasar bedelinin ödeme tarihi olan 03.09.2007'den işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu edilen kazanın zincirleme kaza olduğunu, davacıya kaskolu aracın hasar görmesinde davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiş ve duruşmaları da takip etmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı ile davalı taraftaki araçların karıştığı kazanın farklı olduğu, davacıya kaskolu araç ile davalı tarafa ait araç arasında temas olmadığı ve kaskolu aracın hasara uğramasında davalı sürücünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen hükmün, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyizi üzerine, Dairemiz'in 05.03.2013 tarih ve 2012/12736 Esas- 2013/2916 Karar sayılı ilamı ile; "kaza tespit tutanağına göre kazanın zincirleme kaza olduğu, davalı sürücü ...'un asli kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise her bir kaza ayrı ayrı değerlendirilip birkısım araç sürücülerine tam kusur izafe edildiği, bu haliyle alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu zincirleme kazaya ilişkin araç sürücülerinin kusur oranlarının tesbiti için İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 15.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 03.07.2007'den işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/10066, K. 2017/8105, 25 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama