KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/10191 E., 2019/4454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 25/01/2014 tarihinde davalı ... ve ...'in mirasçısı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu araç ile davalı ...'nin maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza neticesinde ...'in aracında yolcu olarak bulunan davacıların babaları ...'in vefat ettiğini belirterek ayrı ayrı 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; yetki itirazlarının olduğunu ve davalıların murisi sürücü....'in kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; kazanın gerçekleşmesinde kusurunun olmadığını ve olaydan kendisinin de büyük zarar gördüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacılar için 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarının benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, davacılara karşı haksız fiil esasıyla sorumlu olan ve zararın doğmasında ortak kusurlu olan davalıların zarardan müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesinin yerinde görülmesine göre davalı ...'nin tüm ve davalı ... vekilinin aşağıdaki (4) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucunda ölüm nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 6098 sayılı B.K.’nın 56.maddesindeki (818 sayılı BK'nın 47. maddesi) özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Belirtilen hususlar dikkate alındığında, olayın tarihi, meydana geliş şekli, davacıların ölen babalarının araçta yolcu olup kusursuz oluşu dikkate alındığında davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/10191, K. 2019/4454, 10 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama