KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/12049 E., 2019/4924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacıların çocuğu .... 15/11/2010 tarihinde dava dışı sürücü yönetimindeki davalı ...'ya ait aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın davalılardan ... Sigorta A.Ş tarafından ZMSS ile sigortalı olduğunu, her ne kadar trafik kazası tespit tutanağında davacıların çocuğunun asli kusurlu olarak gösterilmiş ise de, söz konusu tutanağı aracı kullanan çocuğun onsekiz yaşından küçük ve ehliyetsiz olması hususları da dikkate alındığında kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak davanın kabulü ile 4.551,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 30/04/2013 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, Mahkemece davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden alınan 11.11.2013 tarihli raporu hükme esas alınmış ise de rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre düzenlenmiştir. Kaza, 15.11.2010 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlüktedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece, en yakın üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan veya Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre davacının daimi işgücü kaybının tespiti yönünden anılan Yönetmeliğe uygun şekilde maluliyet raporu alındıktan sonra bu maluliyet oranı üzerinden aktüer hesabı yaptırılp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/12049, K. 2019/4924, 17 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama