KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/13538 E., 2016/11012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptal davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ...hakkında takip başlatıldığını, dava konusu taşınmazı takibi sonuçsuz bırakmak ve mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak diğer davalı kardeşi ...'a devrettiğinden bu işlemin iptali ile borçlu adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalı kardeşi arasında miras meselelerinden doğan alacak ve borç ilişkisi olduğunu, ...'ın borçlarına karşılık dava konusu taşınmazı devrettiğini, daha önce dava konusu olmayan bağımsız bölümün satıldığını davanın kabulü halinde müvekkilinin bu taşınmazdaki haklarını kaybedeceğini ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, aciz belgesi olmadan davanın açılamayacağını, müvekkili adına başka taşınmazlarının olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı borçlunun davacının borcunu ödeme vaadi ile dava konusu taşınmaz üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını sağladıktan sonra borcu ödemediği gibi muvazaalı olarak davalı kardeşine devir ederek hacizlerden kurtarmaya çalıştığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan danışklığa dayalı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK'nun 283/1.fıkrasına göre, iptal davası sabit olduğu takdirde davaya konu olan mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde eder ve dava konusu taşınmaz ise, davalı 3.kişi adına olan kaydın düzeltilmesine gerek o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilr. BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan davalarda da asılamaç davacıya alacağını tahsil imkanı sağlamak olduğundan anılan bu hüküm BK'nun 19 maddesine göre açılan davalarda da kıyasen uygulanmakta olup, alacaklıya alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde satış isteme yetkisi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece iptaline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HMK'nın geçici 3/2.maddesi delaletiyle kararın HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/13538, K. 2016/11012, 29 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama