KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/13698 E., 2019/3260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı ... Kozmetik Gıda San. ve Ltd. Şti'nin vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğunu, davalı ...'ın söz konusu şirketin temsilcisi ve ortağı olduğunu, davalı ... aleyhine takip yapıldığını, haciz varakası düzenlendiğini, davalı ...'in vergi borcunu ödememek maksadı ile adına kayıtlı gayrımenkulü eşine devrettiğini beyan ederek tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı ...'ın şirket ortağı olması sebebiyle vergi alacağından çok önceleri haberdar olduğu ve devri yaptığı kişinin de eşi olması sebebiyle satışın muvazaalı gerçekleştirildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı Yasanın 24 ve devamı maddesinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Bu tür davalarda davanın kabulü halinde, davacı kamu idaresinin iptal edilen tasarrufun meydana geldiği tarihteki kamu alacağının tespit edilerek bu miktar ile sınırlı olarak tasarrufun iptali gerekmektedir.
Somut olayda; dava konusu gayrımenkulün davalı ...'den davalı ...'ya devredildiği tarih olan 28.03.2013 tarihindeki kamu borçlularının vergi asıl ve cezaları ile birlikte toplam borcunun belirlenerek o miktarla sınırlı olarak iptale karar verilmesi gerekirken tasarruf tarihindeki sorumlu olduğu vergi borcu belirlenmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3-6183 sayılı Yasasının 38.maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/06/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/13698, K. 2019/3260, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama