KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/14021 E., 2019/6051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinden temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı Talat idaresindeki aracın davacıya çarparak yaraladığını belirterek, 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflardan biri veya vekili mazereti nedeniyle belirtilen gün ve saatte duruşmaya gelmemiş, mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de bildirilen mazeret kabul edilmiş ise, mazeret bildirilen tarafa tensip edilecek duruşma gününün davetiye ile bildirilmesi gerekir. Nitekim, HGK.’nun 06.04.1955 gün, ... sayılı kararında da; duruşma talikine dair talebin mahkemece kabul edilmesi durumunda, duruşma için tayin edilen günün usulüne tevfikan bildirilmesinin gerekeceği vurgulanmıştır.
Somut olayda 05/04/2016 tarihli celsede davacı vekilince mazeret dilekçesi gönderilmiş, ayrıca dilekçeye sehven davalı ile uzlaşmaları nedeniyle davanın konusuz kalmış olduğu
yazılmış ve mazeret yerel mahkemece kabul edilmiştir. Yerel mahkemece, davacı vekilinin mazereti kabul edildiği halde duruşma ertelenmeksizin savunma hakkı kısıtlanarak davacı vekilinin yokluğunda o celse karar verilmesi bir usul hatası olup kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/14021, K. 2019/6051, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama