KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/14190 E., 2019/4215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş, davacılar vekilince cevap dilekçesiyle duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 03.04.2019 Çarşamba günü davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... geldiler.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Emine Karaboğa'nın içinde yolcu olarak bulunduğu araçta gerçekleşen tek taraflı kazada ....'nın vefat ettiğini, araç için zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırılmadığından davalı ...'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek 100.000,00 TL maktu tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacılar rücu borçluları olduğundan tazminat yükümlülükleri bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; rizikonun gerçekleşmesinden itibaren yasada öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı, ferdi kaza sigortaları bakımından ceza zamanaşımı süresinin söz
konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, hükmüne uyulan Dairemizin ilamında: “..kazanın 03.08.2008 tarihinde meydana geldiği, davanın 15.03.2011 tarihinde açıldığı, kazada beş kişinin ölmüş olmasına göre, cezayı gerektiren fiilin 5237 Sayılı TCK'nun 66/d maddesine göre 15 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabi olması ve davanın bu süre içerisinde açılmış olmasına göre, mahkemece işin esasına girilmesi...” gereğine değinilmiş, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, davacılar için ayrı ayrı 25.000,00'er TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, minibüsün yetki belgesi bulunmadığı ve istiap haddinin aşıldığı yönündeki savunmanın zarar gören yolcuya karşı değil işletene karşı ileri sürülmesinin mümkün bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın hususi minübüs olmasına göre, avans faizi yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden hükmün, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi gereğince düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/14190, K. 2019/4215, 8 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama