KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/14289 E., 2020/4723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacı şirket tarafından kasko poliçesiyle sigortalanan araca davalının işleteni olduğu aracın çarpmasıyla oluşan kazada sigortalı aracın hasar gördüğünü, sigortalıya 24.900,00 TL. ödeyip haklarına halef olduklarını, davalı aracının sigortacısından 17.500,00 TL'nin tahsil edildiğini belirterek bakiye 7.400,00 TL. hasar bedelinin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, yapılan tahsis gereği araç sahibi olan davalı kurumun zarardan sorumlu olmadığını, araç anahtarlarını izinsiz biçimde alan ve kurumla ilgisi olmayan sürücünün sebep olduğu zarar için kuruma husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalının husumet itirazının kabulü ile davanın HMK'nun 114/1-d maddesi gözetilerek HMK'nun 115/2. maddesi gereği reddine dair verilen hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 09.12.2013 tarih, 2013/17362 Esas ve 2013/17325 Karar sayılı ilamı ile; "dava konusu kazaya karışan ve B.Çekmece Kaymakamlığı adına tescilli olan aracın kazadan önce davalı idareye tahsis ve teslim edildiği, aracın davalı idarenin işleten sıfatı ile kullanımında bulunduğu sırada dava konusu hasara neden olduğu ve davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu;
davalı, araç anahtarının bulunduğu yerden izinsiz (emniyeti suistimal, hırsızlık şeklinde) alınarak sebebiyet verilen kaza ve hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş ise de; aracın çalındığı iddiası ispat edilmediğinden davalının işleten sıfatıyla hasardan sorumlu olacağı; işin esasına
girilip, tarafların kusur oranları ve sigortalı araçta oluşan gerçek zarar miktarı konularında rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, davanın husumetten reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 7.400,00 TL'nin 05.11.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/14289, K. 2020/4723, 13 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama