KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/14951 E., 2018/1047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; dava dışı ... ’e ait kamyonun davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... 'in kendi kullandığı araçla seyir halinde iken yolun sol tarafındaki bozuk ve gevşek malzemeli kısmın çökmesinden dolayı aracın yola battığını ve maddi hasar meydana geldiğini, sigorta eksperleri tarafından tespit edilen 7.497,40 TL sigorta tazminatının 05.01.2011 günü sigortalısına ödendiğini, kazadan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında tüm kusurun yolun bakım ve onarımından sorumlu kuruluşta olduğunun belirtildiğini, yol yapım, bakım ve onarımından ...’nın sorumlu olduğunu,
sigortalısına ödediği 7.497,40 TL’nin ödeme tarihi olan 05/01/2011 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; kaza tespit tutanağının delil olamayacağını, tutanağı hazırlayan görevli memurların işin teknik boyutunu bilecek teknik kapasiteye sahip olmalarının mümkün olmadığını, şoförün tek taraflı beyanı ile tutulduğunu, tebliğ edilmediği için itiraz etme haklarının ortadan kalktığını, aracın azami yük sınırını aştığının polis tutanaklarına geçirilmediğini, doğalgaz şirketi ile başkanlık arasındaki protokol gereği 3. kişilerin uğradığı zararın doğalgaz şirketine ait olduğunu,
aracın zorunlu trafik sigortasının ve zorunlu trafik muayenesinin olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgi bulunmadığını, tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.600,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş;
hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30/11/2015 gün ve 2015/5577 Esas 2015/12998 karar sayılı ilamı ile "açılan davada idari yargının görevli olduğu nazara alınarak 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi gereğince işlem yapılarak Uyuşmazlık Mahkemesine başvurması ve sonucuna kadar davanın ertelemesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Bozma gerekleri yerine getirilerek Uyuşmazlık Mahkemesi 2016/316 Esas, 2016/361 Karar sayılı ilamı ile adli yargının görevli olduğuna dair verilen karardan sonra yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.600,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/14951, K. 2018/1047, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama