KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/15202 E., 2019/6710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ...’nın kullandığı araç ile karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarparak yaralanmasına ve sakatlanmasına neden olduğunu, diğer davalının ise aracın maliki ve işleteni olduğunu, davalı sürücünün davacıyı hastaneye götürmek yerine olay yerinden kaçtığını, bu olay nedeniyle davacının %40 oranında iş gücü kaybına uğradığını, bu nedenlerle tedavi gideri olarak 500,00 TL, çalışma gücünün azalması ve ekonomik geleceğin tehlikeye girmesi nedeniyle uğradığı zarar olarak 2.000,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının tedavi gideri talebinin kabulüne, 1.506,00 TL'nin davalılar ile dahili davalıdan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, davacının maluliyet talebinin kısmen kabulüne 1,619,00 TL tazminatın davalılar ile dahili davalıdan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maluliyet tazmini talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, takdiren 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’tan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin manevi tazminat isteğinin reddine, anılan tüm miktarlara olay günü olan 06/01/2005 gününden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;
...’na kazaya neden olan aracın olay tarihinde KTK Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmadığı için husumet yöneltilmiş ise de; ... dava açıldıktan sonra harcı yatırılmayan, davanın ihbarı niteliğindeki dilekçenin tebliği suretiyle davaya dahil edilmiş, mahkemece de sorumluluğuna karar verilmiştir. Oysa, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir.
Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Usul hukukumuzda davaya dahil diye bir müessese bulunmayıp, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilemeyeceği gibi, hakkında hüküm kurulmasına da olanak yoktur.
Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı verilmiş bir dava olmadığı halde ... hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, dahili davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/15202, K. 2019/6710, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama