KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/15218 E., 2020/1247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.02.2020 Salı günü davacılar vekili Av. ... Dövücü geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı ... hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını ve borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiklerinden bu tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli dördüncü kişi olduğunu dava konusu taşınmazı raiç bedel ödeyerek davalı ...'ten satın aldığını belirterek haksız açılan davanın reddini gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldığı ...'in borçlu ile ilgisi olmadığını, iyiniyetli olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, davalılar ..., ... ve ...'ya karşı aynı tasarrufun iptali için ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/150 esas, 2013/263 karar sayılı dosyası ile açılmış dava bulunduğu, davanın tarafları, konusu ve dava talebi aynı bulunduğundan bu davalılara karşı açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine davalılar ...'ın ve ...'a açılan davanın ise bu davalıların taşınmazı doğrudan borçlu ...'dan satın almadıklarından kötüniyetli üçüncü kişi oldukları ispatlanmadığından bahisle bu davalılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalılar ..., ... ve ... ...'ya karşı ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/150 esas, 2013/263 karar sayılı dosyasından açılan davanın konusu ... 4.İcra Müdürlüğünün 2006/2363 ve ... 6.İcra Müdürlüğünün 2005/8925 sıyıl takip dosyaları için açıldığı bu dosyanın ise sadece ... 4.İcra Müdürlüğünün 2006/2363 sayılı dosyası yönünden dava açıldığından mahkemenin davanın taraflarının aynı olmaması nedeni ile derdeslikten reddi gerekçesi isabetli değildir.
Ancak İİK'nun 284.maddesinde iptal davası hakkı, batıl tasarurfun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşeceği belirtilmiştir. Bu süre hakdüşürücü süre olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gibi sürenin harhangi bir işlemle kesilmesi de söz konusu değildir.Somut olayda ilk tasarruf 15.07.2008 tarihinde yapıldığı bu davanın ise 19.01.2015 tarihinde açıldığından beş yıllık süre geçmiş olamsı nedeni ile davanın tümünün ön koşul yokluğundan reddi ile vekil ile temsil edilen davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin 7/2.maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdir edimesi gerekirken nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden ,6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/15218, K. 2020/1247, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama