KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/1566 E., 2016/3433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı .......... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın, yaya olan müvekkili ..........çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 500 TL maddi tazminat ile davacı ......için 5.000,00 TL, davacı anne .......... ve .......için 2.500,00'er TL, manevi tazminatın 03.08.2002 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile davacı ........ ve ....... için 1.000,00'er TL, davacı ........ için 3.000,00 TL, manevi tazminatın 03.08.2002 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ......... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ........ vekilinin vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi kazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı ..........için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/1566, K. 2016/3433, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama