KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/1574 E., 2016/4910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının kullandığı motorsiklete çarpmasıyla oluşan kazada davacının yaralandığını, davacının vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu ve çeşitli operasyonlar geçirmek zorunda kaldığını, tedavi süresince bakıcı tutmak zorunda kaldığını; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL. maddi tazminatın tüm davalılardan, 7.000,00 TL. manevi tazminatın ... ve ...'tan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 24.02.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 16.442,00 TL'ye yükselterek bu bedelin tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının maddi tazminat talebinin açıklatılması gerektiğini, diğer davalı ...'e ait aracın trafik sigortacısı olduklarını, poliçe limiti dahilinde sigortalı kusuru oranında davacının ispat olunan tedavi masraflarından sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., duruşmada alınan beyanında; kazada kusuru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., duruşmada alınan beyanında; aracını 3-4 yıl önce sattığını, kazada kusuru olmadığını, satışı
noterde yaptığını ama belgesi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 16.442,00 TL'nin tüm davalılardan müteselsilen tahsiline; manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'ten tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ...'in temyiz talebi yönünden; davalı tarafından, mahkemece verilen 27.03.2014 tarihli kararla ilgili temyiz dilekçesinin, HUMK'nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal sürede verildiği, davalının temyiz başvurusu yaparken temyiz yoluna başvuru harcı ile birlikte 27,70 TL. maktu temyiz karar harcı yatırdığı ve davalının temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği, davalının temyiz karar harcını eksik yatırmış olması nedeniyle eksik harcın 7 günlük kesin sürede yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı ihtarını içeren muhtıranın davalıya 22.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği,
davalının harç ikmalini yapmadığı görülmektedir.
HUMK'nun 434/3 (yeni 6100 sayılı HMK’nin 344. maddesi) maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin uygulanmasına rağmen, davalının 7 günlük kesin sürede eksik temyiz karar harcını yatırmamış olması karşısında; davalının temyiz isteminin reddi yönünde mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalının, kesin sürede eksik temyiz karar harcını ikmal etmemiş olması nedeniyle temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz talebi yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/1574, K. 2016/4910, 18 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama