KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/1601 E., 2019/1097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya sigortalı iş yerinde hırsızlık meydana geldiğini, müvekkiline ait emtiaların çalındığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçede açıkça ön görülmesine rağmen iş yerinde alarm sistemi olmadığından talebin teminat dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde "cep telefonuna yönlendirilmiş alarm" sisteminin bulunmasının öngörüldüğü, ancak hırsızlık yapılan iş yerinde cep telefonuna yönlendirilmiş alarm sisteminin bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, iş yeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava tümden reddedildiği halde davacı yararına vekalet cüretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/1601, K. 2019/1097, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama