KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/17759 E., 2019/9154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki hayat sigortasından kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; davacıların murisi ... davalı bankadan 22/02/2008 tarihinde çektiği 20 yıl süreli 22.000,00 TL konut kredisine yönelik davalı sigorta şirketi ile 03/03/2008 tarihinde 5 yıl süreli hayat sigortası yaptırıldığını ve ... kredi taksidi bitmeden 09/10/2012 tarihinde vefat ettiğini, sigorta şirketince ödeme taleplerinin reddedildiğini ve davanın açıldığı tarihe kadar ödemek zorunda kaldıkları 10.137,32 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile veraset ilamındaki payları oranında ödenmesine, kalan 10.688,58 TL borcun davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesine ve davacıların kalan borç tutarı olan 10.688,58 TL'nin davalı bankaya borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili; görev ve husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili; görev ve husumet itirazında bulunduklarını ve sigorta poliçesinin azalan teminatlı tüketici kredilerine yönelik sigorta olması nedeniyle ödemeleri gereken rakamı ödediklerinden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre muris tarafından imzalanan hayat sigorta poliçesinin azalan teminatlı hayat sigorta poliçesi olduğu, davalı sigorta şirketinin ölüm gerçekleştikten sonra davadan önce vade tarihi itibari ile 2.574,62 TL teminatı sigorta sözleşmesi kapsamında ödeyerek borcunu ifa ettiğinin anlaşıldığı; bankanın tam teminatlı bir poliçe düzenlememekle hem tüketicinin çok yüksek prim ödemesini engellediği,
hem de krediyi bir miktar da olsa güvence altına almış olduğunu ve bu eylemin kötüniyet değil, ekonomik ve reel bir yaklaşım olarak kabul edilmesi gerektiği, yine bankanın sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmaması ile birlikte tüketicinin kendi sigortasını yaptırmasına engelin olmaması ve ödenmesi gereken sigorta bedelinin ödendiği gerekçesiyle subut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/17759, K. 2019/9154, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama