KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/17892 E., 2019/7758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasında davacının destekçisi ...'in öldüğünü beyanla, fazlaya dair hakları mahfuz kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (10.000,00 TL için dava tarihi olan 15/11/2013, 40.000,00 TL için de ıslah tarihi olan 13/04/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazalı aracın trafik poliçesinden kullanım tarzının hususi araç olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ..., hükmolunan tüm tazminat yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğünden, kabul edilen tüm tutara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru bulunmamış, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/17892, K. 2019/7758, 18 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama