KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/18822 E., 2018/2763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılama sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazlarını 08.12.2011 ve 21.03.2012 tarihlerinde davalı ...'a devrettiğini belirterek, tasarrufun iptalini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı ile borçlu arasındaki borç ilişkisinin gerçek olmadığını, işyeri komşusu olduklarını, müvekkilinin taşınmazları alma gücünün olduğunu, alacaklının davalı kötü niyetle açtığını belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalı borçlu ..., amcası ile ticaret yaparken işlerin iyi gitmediğini hem davacıya hemde üçüncü kişiye borçlandıklarını, davacının bu aşamada bir kısım banka borçlarına kefil olduğunu, davacıya 900.000,00 TL borçları olduğunu 350.000,00 TL bono ve 330.000,00 TL'lik çekler verdiklerini, dava konusu taşınmazları da üçüncü kişiye olan borçlarının teminatı olarak verdiklerini,
taşınmazları halen kendilerinin kullandıklarını belirtmiştir.Mahkemece, taşınmazların tapudaki satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında bedel farkı olduğu ve aynı zamanda borca karşılık verildiği bu hali ile İİK'nun 279/1-2 göre mutad ödeme aracı olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş;
hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre taşınmaz üzerindeki ipotekler dikkate alındığında taşınmazlarını tapudaki satış bedelleri ile raiç değerleri arasında, bedel farkı olmamakla birlikte, mahkemenin İİK'nun 279/1-2. maddesine göre mutad ödeme vasıtası olmaması yönündeki saptaması yerinde olduğu,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/18822, K. 2018/2763, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama