KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19019 E., 2019/8702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Başvuru sahipleri vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; çift taraflı trafik kazasında kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızlarının vefaat ettiğini, müvekillerinin kızlarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 42.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf sigorta şirketi vekili, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulü ile başvuran ... için 12.048,67 TL, başvuran ... için 7.543,00 TL maddi tazminatın karşı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince karşı taraf vekili tarafından yapılan itirazın kısmen reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, karşı taraf (davalı) sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12 maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan dolayı 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Bu sebeple davacılar yönünden ayrı ayrı verilen hüküm kesin nitelikte olduğundan karşı taraf (davalı) sigorta vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19019, K. 2019/8702, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama