KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19058 E., 2019/8482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.06.2019 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... ve arkadaşları hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazını 03.01.2013 tarihinde davalı ...’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin taşınmazı raiç bedellerden satın aldığını, üzerlerindeki ipotek bedellerini düzenli olarak ödediğini belirterek haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın görülebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, aciz belgesi sunulmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, davalı ...'in takip borçlularından dava dışı ... 'e ait ... ilçesindeki taşınmazı 10.01.2013 tarihinde, ...'e ait ...ve ... tapu müdürlüklerinde kayıtlı 18 adet taşınmazı Kasım 2012 ve Ocak 2013 tarihleri arası tapuda satış suretiyle devir alması, davalı ...'a ait taşınmazların devrinde tüm satışları gerçekleştiren müşterek borçlu ...'in vekil olarak hareket ettiği, bu olguların birlikte değerlendirildiğinde tasarruf işleminin danışıklı işlem olduğu, alacaklının
alacağını tahsil edememesi maksadıyla hareket ettiklerinin kabulü gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 29.12.2015-27.03.2013 tarihli haciz tutanaklarının İİK’nun 105.madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olmasına, dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye 03.01.2013 tarihinde satışına rağmen 05.10.2015 tarihinde yapılan keşif sırasında taşınmazda diğer takip borçlusu ... ’un oturduğu, borçlu ... ile üçüncü kişi ...,... olarak aynı sektörde faaliyette bulunduğu, davalı ... vekilinin müvekkilinin un ihtiyacının borçlu ...’a ait şirket tarafından karşılandığının belirtmiş olduğu,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19058, K. 2019/8482, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama