KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19302 E., 2019/5565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu aracı ...'ya satmak istediğinde araç üzerindeki rehinin nedeniyle satış işleminin gerçekleşmediğini, rehin bir gün sonra kalkacağından müvekkilinin, Ramazan'ın arkadaşı ...'a vekalet verdiğini, müvekkilinin 13/08/2013 de güvenerek hiç bir bedel almadan aracı sattığını, senette ...'ın Ramazan'a kefil olduğunu, Ramazan'ın arkadaşı Hüseyin'in müvekkilinde güven kazanarak hem müvekkilinden vekalet aldığını, hem de aracın Ramazan'a satılmasına zemin hazırladığını, müvekkilinin yaptığı araştırmada 14/08/2013 tarihinde aracın tekrar satıldığını öğrendiğini, ...'nın aracı ...'e sattığını,
müvekkilinin dolandırıldığını belirterek tasarrufun iptalini olmadığı takdirde 35.000,00 TL'nin araç satım tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur
Mahkemece, davacının dava devam ederken davanın tasarrufun iptali davası olarak devam ettirip senet borçluları ... ve ...'a davasını
sürdürdüğünü, takip borçluları ... ve ...'ın adreslerinde haciz işlemlerinin yapıldığı, borçlulardan ... üzerine kayıtlı bir çok taşınmaz bulunduğu, bu taşınmazlar üzerilerinde eski tarihli satış isteme süreleri geçmiş hacizler bulunduğu görüldüğünü, davacı tarafça bu taşınmazların satışına yönelik icra dosyasında herhangi bir işlem yapmadığı tasarrufun iptali davası yönünden dava şartı olarak düzenlenen aciz hali gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19302, K. 2019/5565, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama